| Ramazanda işte buyrunuz emrini bekliyorlar gibi bir tavrı ubudiyetkarane, kulluk tavrı sergiliyoruz. O şefkatli ve haşmetli ve külliyetli rahmaniyete karşı… Allah'ın rahmaniyetine bakın… Rahmaniyetin önemli özelliği şu rahmaniyet ve rahimiyet dedik ya. Rahmaniyetle Cenabı Hak Adem'den vücuda çıkarıyor bütün bir varlığı ve rahmaniyeti öyle külli bir kanun ki hiç ayırmıyor Cenabı Hak nebatatın rızkını veriyor, hayvanatın veriyor, gayrimüslimin veriyor, kafirin veriyor, zalimin rızkını veriyor, müminin rızkını veriyor öyle bir rahmaniyeti var kuşatıcı bir rahmaniyeti var. Rahim insan iradesine bakıyor. Rahimiyette daha ziyade ahiret hayatına bakan mükafatlar var. Rahimiyet'te daha ziyade hususi ihsanlar var. Yani başkalarının göremeyip bizim gördüğümüz, başkalarının duyamayıp bizim duyduğumuz. Siz müminsiniz iradeniz hakkını vermişsiniz. Kulluğun hakkını verdiğiniz ölçüde Allah size nimet sofralarını açıyor. Dolayısıyla siz rahimiyetin hususi tecellilerine mazhar oluyorsunuz. Şu göz neye açılıyor, basar ve basiretiniz açılıyor da başkalarının göremediği hakikatlere açılıyorsunuz başkalarının göremediği cilveleri görüyorsunuz. Rahmaniyette ne var umumilik, küllilik var. Rahimiyette ise hususilik var. Hususi ihsan. Açılıyorsunuz lezzetlere açılıyorsunuz başkaları yemeğin lezzetini duyarken siz saltanatı rububiyetin misafiri olmanın, o muhteşem sultan-ı ezelinin misafiri olmanın lezzetini duyuyorsunuz o sofrada. Bu hususi ihsan işte ve bunun asıl mükafatını da cennette görüyorsunuz. İşte böyle külli bir rahmaniyet var. Külli bir rahmaniyete karşı böyle azametli intizamlı bir ubudiyet sergilemiş oluyorsunuz. Aslında kulluk dediğiniz şey bir mukabele Cenabı Hakk'ın celaline, cemaline ve kemaline karşı mukabele. Üstadımızın 9. Sözde dediği gibi Cenabı Hakk'ın cemaline karşı Elhamdülillah mukabelesi, celaline karşı Sübhanallah mukabelesi, kemaline karşı Allahu ekber mukabelesi işte bu oruç da, bu iftar da bu. Allahu ekber Allahu ekberlerle açıyorsunuz orucunuzu. Cenabı Hakk'ın kemaline karşı bir kulluk mukabelesi, Cenabı Hakk'ın nimetlerini önünüze serdiği nimetlere karşı bir şükür mukabelesi ve açsınız ya açlıktan kaynaklanan o takatsizlik bedeninizde duyuyorsunuz ya kendi aczinizi fakrınızı iliklerinize kadar hissediyor oluşunuza mukabil Cenabı Hakk'ın celaline karşı Sübhanallah mukabelesi. Bu kulluk bir mukabele. Ama kulluk bir mukabele ise böyle haşmetli bir rububiyete karşı külliyetli bir kullukla karşılık vermek gerekiyor öyle değil mi? Böyle haşmetli bir rububiyette karşı sönük, isteksiz, cansız bir kullukla mukabele edilir mi? Şuursuz bir kullukla mukabele edilir mi? Böyle haşmetli bir rububiyette karşı böyle külliyetli bir rahmaniyete karşı önünüze serilmiş nimet sofralarına karşı Allah'ın yerden gökten yağdırdığı lütuflara karşı. Ne olması gerekiyor? Sizin de çok geniş, çok vüsatli, çok canlı, çok dinamik, çok intizamlı bir kulluk ortaya koymanız gerekiyor. Bunu tek başınıza koymuyorsun. Bakın bütün alemi İslam'la beraber işte Ramazan şairden ya size de hatırlatıyor ve kalbinizi Allah'a karşı saygı duygusu uyandırıyor. Nafile oruç tutarken ben oruç tutuyorum ama bilmiyorum başka kim oruçlu diye. Oysa Ramazanı Şerifte biliyorum ki bütün alemi İslam oruçlu, haşmetli. Biliyorum ki hepsi iftar sofralarında rabbinin buyurunuz emrini bekliyorlar. Ne oluyor bakın kalbim haşyetle saygı hissiyle doluyor ve intizamlı bir kulluk sergiliyoruz. Ne yazık değerli dostlarım alem-i İslam kullukta intizamlı bir görüntü uzun zamandır üç asırdır diyor Bediüzzaman Hazretleri çok da sergileyemiyoruz. Hacdaki duruma bakın hani Hacerülesvedi öpecek insanların nasıl birbirlerini ezdiklerini şahitlik ediyorsunuz. Bir kuyrukta bir sıra beklenecek de nasıl birbirlerinin hukukuna riayet etmediklerine şahitlik ediyorsunuz. Oysa Ramazan-ı Şerif geldiğinde intizamlı bir ubudiyete şahitlik edebiliyorsunuz. Ne yapıyorsunuz Ramazan-ı Şerif geldiğinde bakıyorsunuz ki herkes iftar sofralarında herkes buyurunuz emrini bekliyor. Büyük bir ordu gibi, intizamlı bir ordu gibi, azametli bir ordu gibi… öyle mukabele intizamlı… bu çok çok önemli bakın intizamlı bir ubudiyet namazda saflarınızı sık ve düzgün tutun diye uyarı yapıyorlar ya size namazda saflarınızı sık ve intizamlı düzgün tutun. Çünkü Allah ne istiyor sizden intizamlı bir Ubudiyet istiyor. Hanefi mezhebinde imam okurken ne yapıyorsunuz siz? İmam sureleri okuyor cehri de okusa, hafi de okusa siz susup imamı dinliyorsunuz. Niye? intizamlı bir ubudiyet. Diyor ki Bediüzzaman Hazretleri o imam sizin adınıza sizi temsilen huzuru ilahide okuyor çünkü. Sizin adınıza okuyor sizin kuracağınız cümleleri sizin adınıza dillendiriyor huzuru ilahide. Bakın hep intizamlı bir ubudiyet istiyor Allah sizden namazda intizamlı bir ubudiyet cemaat şuuru sonra hacda intizamlı bir ubudiyet istiyor Allah sizden oruçta intizamlı bir ubudiyet Ama bu sair meselelerde de böyle. Bir insan kardeşinin hukukuna riayet etmeyip de önüne geçiyorsa onu ezdiriyorsa demek ki o intizamlı ubudiyet şuurunu henüz kazanamamış demektir. Ne istiyor Allah sizden bakın? Haşmetli rububiyetine karşı vüsatli bir kulluk istiyor. Cenabı Hak kuşatıcı bir kulluk istiyor sizden. Külliyetli rahmaniyetine karşı ne istiyor? İntizamlı bir ubudiyet istiyor Cenabı Hak sizden. Ve sizin ubudiyetinize bir mukabele, bir karşılık, bir cevap. Aşık'a karşı maşukun mukabelesi, güzelliğe karşı aşkın mukabelesi. Acaba böyle ulvi bir ubudiyete ve şerefi keramete iştirak etmeyen insanlar insan ismine layık mıdırlar diye bitiriyor Bediüzzaman Hazretleri. Şimdi böyle bir ulvi ubudiyete ve şerefi keramete iştirak etmeyen insanlar düşünün yani buna iştirak etmemek insandan ne çok şey eksiltiyor öyle değil mi? Çok kendi yolunu, yordamını, mihverini, kimliğini, özünü her şeyini kaçırıyor insan iştirak etmeyince. İnsan ismine layık mı derken Üstat bunu zaman zaman hatırlıyorum. Hani bunu bir hakaret olarak söylemiyor. İnsan mahiyetinin kaçırılması, insanın kendi özünden uzaklaşması, kendi kimliğini inşa edememesi söz konusu oluyor. Çünkü ledünni mahiyet böyle inşa oluyor. Kimlik, ruh heykeli böyle yontuluyor. Yontulmamış bir mermere heykel diyor musunuz? Yontulmamış bir mermere. Ne olması gerekiyor onu ince ince nakış nakış yontmanız gerekiyor ruh da öyle bir şey zaten. Yorumlarınızı Bekliyorum ( Waiting for your comments ) |