Allahım! Günahlar dilime kilit vurdu, isyanların çokluğu belimi büktü, beni mahcup etti. Gafletin kalın ve boğucu perdeleri (gafletin dehşeti) sesimi kıstı. Fakat ben yine de Senin rahmet kapına geldim, (günahlarla âlûde hâlimle değil) efendim, dayanağım Şeyh Abdülkâdir Geylânî Hazretleri’nin Hak katında makbul ve kapıcılar tarafından tanınan sesi ve soluğu ile Senin mağfiret kapının tokmağına dokunuyorum!
Mesnevî-i Nûriye - Şemme
اِلٰهِى، اَلذُّنُوبُ اَخْرَسَتْنِى. وَكَثْرَةُ الْمَعَاصۤى اَخْجَلَتْنِى. وَشِدَّةُ الْغَفْلَةِ اَخْفَتَتْ صَوْتِى فَاَدُقُّ بَابَ رَحْمَتِكَ وَ اُنَادِى فِى بَابِ مَغْفِرَتِكَ بِصَوْتِ سَيِّدِى وَسَنَدِى الشَّيْخِ عَبْدِ الْقَادِرِ الْكَيْلاَنِى وَنِدَائِهِ الْمَقْبُولِ الْمَاْنُوسِ عِنْدَ الْبَوَّابِ
بِيَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَىْءٍ وَيَامَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ، وَياَمَنْ لاَ يَضُرُّهُ شَىْءٌ، وَلاَ يَنْفَعُهُ شَىْءٌ، وَلاَ يَغْلِبُهُ شَىْءٌ، وَلاَ يَعْزُبُ عَنْهُ شَىْءٌ، وَلاَ يَؤُدُهُ شَىْءٌ وَلاَ يَسْتَعِينُ بِشَىْءٍ ، وَلاَ يُشْغِلُهُ شَىْءٌ عَنْ شَىْءٍ ، وَلاَ يُشْبِهُهُ شَىْءٌ، وَلاَ يُعْجِزُهُ شَىْءٌ اِغْفِرْلِى كُلَّ شَىْءٍ حَتّىَ لاَ تَسْئَلَنِى مِنْ شَىْءٍ
يَامَنْ هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَةِ كُلِّ شَىْءٍ، وَبِيَدِهِ مَقَالِيدُ كُلِّ شَىْءٍ، وَيَا مَنْ هُوَ اْلاَوَّلُ قَبْلَ كُلِّ شَىْءٍ، وَاْلاٰخِرُ بَعْدَ كُلِّ شَىْءٍ، وَالظَّاهِرُ فَوْقَ كُلِّ شَىْءٍ، وَالْبَاطِنُ دُونَ كُلِّ شَىْءٍ، وَالْقَاهِرُ فَوْقَ كُلِّ شَىْءٍ، اِغْفِرْلِى كُلَّ شَىْءٍ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
وَيَا عَلِيمًا بِكُلِّ شَىْءٍ، وَمُحِيطًا بِكُلِّ شَىْءٍ، وَبَصِيرًا بِكُلِّ شَىْءٍ، وَيَا شَهِيدًا عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ، وَرَقِيبًا عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ، وَلَطِيفًا بِكُلِّ شَىْءٍ، وَخَبِيرًا بِكُلِّ شَىْءٍ، اِغْفِرْلِى كُلَّ شَىْءٍ مِنَ الذُّنُوبِ وَالْخَطِيئَاتِ حَتّٰى لاَ تَسْئَلَنِى عَنْ شَىْءٍ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِعِزَّةِ جَلاَلِكَ وَبِجَلاَلِ عِزَّتِكَ وَبِقُدْرَةِ سُلْطَانِكَ وَبِسُلْطَانِ قُدْرَتِكَ مِنَ الْقَطِيعَةِ وَاْلاَهْوَاءِ الرَّدِيئَةِ
يَاجَارَ الْمُسْتَجِيرِينَ اَجِرْنِى مِنَ الشَّهَوَاتِ الشَّيْطَانِيَّةِ، وَطَهِّرْنِى مِنَ الْقَاذُورَاتِ الْبَشَرِيَّةِ، وَصَفِّنِى بِحُبِّ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِالْمُحَبَّةِ الصِّدِّيقِيَّةِ مِنْ صَدَاءِ الْغَفْلَةِ وَاَوْهَامِ الْجَهْلِ حَتّٰى تَفْنَى اْلاَناَنِيَّةُ، وَيَبْقَى الْكُلُّ ِللهِ وَبِاللهِ وَاِلَى اللهِ وَمِنَ اللهِ، غَرْقًا بِنِعْمَةِ اللهِ فِى بَحْرِ مِنَّةِ اللهِ، مَنْصُورِينَ بِسَيْفِ اللهِ، مَحْظُوظِينَ بِعِنَايَةِ اللهِ، مَحْفُوظِينَ بِحِمَايَةِ اللهِ عَنْ كُلِّ شَاغِلٍ يُشْغِلُ عَنِ اللهِ
فَيَا نُورَ اْلاَنْوَارِ، وَيَا عَالِمَ اْلاَسْرَارِ، وَيَا مُدَبِّرَ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ، يَا مَلِكُ، يَا عَزِيزُ، يَا قَهَّارُ، يَا رَحِيمُ، يَا وَدُودُ، يَا غَفَّارُ، يَا عَلاَّمَ الْغُيُوبِ، يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ وَاْلاَبْصَارِ، يَا سَتَّارَ الْعُيُوبِ، يَا غَفَّارَ الذُّنُوبِ اِغْفِرْ لِي ذُنُوبِى، وَارْحَمْ مَنْ ضَاقَتْ عَلَيْهِ اْلاَسْبَابُ، وَغُلِّقَتْ دُونَهُ اْلاَبْوَابُ، وَتَعَسَّرَ عَلَيْهِ سُلُوكُ طَرِيقِ اَهْلِ الصَّوَابِ، وَانْصَرَمَتْ اَيَّامُهُ وَنَفْسُهُ رَاتِعَةٌ فِى مَيَادِينِ الْغَفْلَةِ وَالْمَعْصِيَّةِ وَدَنِىِّ اْلاِكْتِسَابِ
فَيَا مَنْ اِذَا دُعِىَ اَجَابَ، وَيَاسَرِيعَ الْحِسَابِ، وَيَا كَرِيمُ يَا وَهَّابُ اِرْحَمْ مَنْ عَظُمَ مَرَضُهُ، وَعَزَّ شِفَائُهُ، وَضَعُفَتْ حِيلَتُهُ، وَقَوِىَ بَلاَئُهُ وَاَنْتَ مَلْجَئُهُ وَرَجَائُهُ
اِلٰهِى اِلَيْكَ اَرْفَعُ بَثِّى وَحُزْنِى وَشِكَايَتِى
اِلٰهِى حُجَّتِى حَاجَتِى وَعُدَّتِى فَاقَتِى وَانْقِطَاعُ حِيلَتِى
اِلٰهِى قَطْرَةٌ مِنْ بِحَارِ جُودِكَ تُغْنِينِي وَذَرَّةٌ مِنْ تَيَّارِ عَفْوِكَ تَكْفِينِى يَا وَدُودُ يَا وَدُودُ يَا وَدُودُ يَاذَا الْعَرشِ الْمَجِيدِ يَامُبْدِئُ يَامُعِيدُ يَافَعَّالاً لِمَا يُرِيدُ
اَسْئَلُكَ بِنُورِ وَجْهِكَ الَّذِى مَـَلأَ اَرْكَانَ عَرْشِكَ، وَاَسْئَلُكَ بِقُدْرَتِكَ الَّتِى قَدَرْتَ بِهَا عَلٰى جَمِيعِ خَلْقِكَ، وَبِرَحْمَتِكَ الَّتِى وَسِعَتْ كُلَّ شَـىْءٍ، لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اَنْتَ، يَا مُغِيثُ اَغِثْنَا، وَاغْفِرْ جَمِيعَ ذُنُوبِى، وَسَقَطَاتِ لِسَانِى فِى جَمِيعِ
عُمْرِى بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ. اٰمِين اٰمِين اٰمِين وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Allahım! Günahlar dilime kilit vurdu, isyanların çokluğu belimi büktü, beni mahcup etti. Gafletin kalın ve boğucu perdeleri (gafletin dehşeti) sesimi kıstı. Fakat ben yine de Senin rahmet kapına geldim, (günahlarla âlûde hâlimle değil) efendim, dayanağım Şeyh Abdülkâdir Geylânî Hazretleri’nin Hak katında makbul ve kapıcılar tarafından tanınan sesi ve soluğu ile Senin mağfiret kapının tokmağına dokunuyorum!
Ey rahmeti her şeyi kuşatan! Ey her şeyin dizgini elinde, her şeyin anahtarı yanında olan! Ey hiçbir kimsenin kendisine zarar veremeyip fayda sağlayamadığı ve üstünlük kuramadığı.. ilminden hiçbir şeyin kaçamadığı.. hiçbir şeyi koruyup gözetmek kendisine ağır gelmeyen.. hiçbir şeyin yardımına muhtaç olmayan.. hiçbir şeyin kendisini meşgul edip alıkoyamadığı.. hiçbir şey kendisine benzemeyen.. hiçbir şey kendisini âciz bırakamayan (Yüce Rabbim, Allahım!) Beni işlemiş olduğum hiçbir şeyden sorumlu tutmayacak şekilde bağışla!
Ey her şeyin mukadderatı elinde, her şeyin hazinelerinin anahtarları nezdinde olan.. ey her şeyden önce var olan varlığının başlangıcı olmayan Evvel.. ey her varlık fenâ bulduktan sonra da var olacak varlığının sonu olmayan Âhir.. ey her şeyin encam ve nihayetine hâkim , varı yok yoku da var eden bir “Âhir “.. ey her şeyin üstünde varlığı görünen Zâhir..ey varlığı ayândan ayân vücudu varlığın her satır , her kelimesinde netlerden daha net, apaçık okunan bir Zâhir; ey Zât’ı, hakikatiyle ihata edilemeyen her şeyin ötesinde, ötelerin de ötesinde kâinat ve hâdiselerin biricik mercii bir Bâtın.. ey her şeyin üstünde hükmünü yürüten Mutlak Hükümran! Benim her türlü kusurlarımı bağışla zira Sen her şeye kadirsin. Ey her şeyi bilen Alîm.. ey her şeyi kuşatan Muhît.. ey her şeyi gören Basîr.. ey her şeyi ra’ye’l-ayn bilen Şehîd.. ey her şeyi gözleyip, kontrol eden Rakîb.. (Yüce Rabbim, Allahım!) Yapmış olduğum bütün hata ve günahları hiçbir şeyden sorumlu tutmayacak şekilde bağışla çünkü Sen her şeye kadirsin.
Allahım! Gaflet edip Sen’den ayrı mâsivâ kirleriyle yaşamaktan, çirkin hevesâttan Sen’in celâlinin izzetine ve izzetinin celâline, saltanatının kudretine ve kudretinin saltanatına sığınıyorum. Ey sığınma dileyenlerin biricik tahassungahı olan Allahım! Enaniyet yok oluncaya kadar beni şeytanî şehvet ve arzulardan koru, beşerî kirlerden temizle, Nebin olan Hazreti Muhammed’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) sıddıkane muhabbetle sevdirmek suretiyle gaflet pasından ve cehalet şüphelerinden arındır.
Bütün benliğim, Allah’tan alıkoyan her meşgaleden Allah’ın himayesiyle korunmuş.. Allah’ın inayetiyle hoşnut.. Allah’ın kılıcıyla yardıma mazhar.. Allah’ın engin ihsan denizindeki nimetlerine gark olarak bekâ bulsun.
Ve ey bütün ışıkların hakikî menbaı olan Nûru’l-envâr.. ey bütün gizlenen sırları bilen Âlimü’l-esrâr.. ey gece ve gündüzü kitap sayfaları gibi kolayca döndürüp çeviren Müdebbir.. ey her şeyin mâliki olan Melik.. ey yegâne galip olan Aziz.. ey kahrolacakları kahreden Kahhâr.. ey rahmeti bol Rahîm.. ey kullarını seven ve onlar tarafından da sevilen Vedûd.. ey günahları yarlıgayan Gaffâr.. ey bütün bilinmezleri bilen Allâmü’l-guyûb.. ey kalbleri ve gözleri evirip çeviren Allah’ım.. ey kusur ve ayıpları örten Settâr.. ey günahları bağışlayan Gaffâr.. (Yüce Rabbim, Allahım!) Günahlarımı bağışla. Sebeplerin kendisini sıkıştırdığı.. ümit kapılarının yüzüne kapatıldığı.. doğru yolda yürüyenlerin ardından gitmesi güçleşen.. ömür dakikaları bitip tükendiği halde nefsi gaflet ve isyan vadilerinde değersiz kazançlar peşinde başıboş koşuşturan kimselere merhamet eyle! Ey kendisine yapılan her duaya icabet eden.. ey hesabı çarçabuk gören.. ey iyilik ve ikramda bulunan Kerîm.. ey bol bol hibede bulunan Vehhâb! Hastalığı büyüyen, şifa bulması zorlaşan, kurtuluş çareleri tükenen, imtihan yükü gittikçe artan ama biricik sığınağı ve ümit kaynağı ise yalnız Sen olduğun kimselere merhamet eyle!
Allahım! Ben bu dağınıklığımı tasamı ve şikayetimi sadece Sana açıyorum. Allahım! Seni çağırmakta tek hüccetim, sonsuz ihtiyaçlarımdır.. Sana yaptığım dualarda elimde olanlar hadsiz fakirliğim ve çaresizliğimdir. Allahım! Buna rağmen Senin cömertlik denizinden bir katre benim bütün ihtiyaçlarımı karşılar, af dalgalarından esip gelen bir zerre bana yeter.
Ey (kullarını seven ve onlar tarafından da sevilen) Vedûd, ey Vedûd, ey Vedûd.. ey arşın sahibi, şanı yüce (Allahım) Mecîd.. ey her şeyin ilk yaratıcısı olan Mübdî.. ey hayattan sonra ölümü, ölümden sonra da hayatı geri veren Muîd.. ey dilediği her şeyi yapan (Allahım! Arşının her yanını (erkânını) kaplayan vechinin (Zât’ının) nuru hürmetine istiyorum.
Her şeyi kuşatan rahmetinin ve bütün mahlûkâtını emrin altında tutan kudretinin hakkı için istiyorum. Senden başka ilâh yoktur. Ey ekstradan yardımda bulunan Muğîs! İnâyetinle bizim imdadımıza yetiş.
Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allahım! Her şeyi kuşatan rahmetinle ömrüm boyunca işlediğim bütün günahlarımı ve dilimin sürçmelerini affeyle, âmîn, âmîn, âmîn… Bütün hamd ve övgüler âlemlerin Rabbi Allah’adır.
O God! I wish I had thousands of tongues with which to ask You for forgiveness until the Day of Judgment. O God! Substitute my treatise for those tongues asking for forgiveness and calling blessings upon the Prophet on my behalf forever.
O God! Sins have made me dumb, and the abundance of my rebellion shames me. My great heedlessness causes me to lower my voice. I knock on the door of Your Mercy and cry at the door of Your Forgiveness with the tongue of my master and support, Shaykh ‘Abd al-Qadir al-Jilani, may God bless him, and with his appeal, which is acceptable and familiar to the door-keeper:
O One Whose Mercy embraces all things! O One in Whose Hand is the dominion of all things! O One Whom nothing can harm or benefit, Whom nothing can overcome and from Whom nothing can be hidden, Whom nothing tires or helps, Whom doing something can prevent from doing another thing simultaneously; and Whom nothing resembles nor baffles! Forgive me for whatever I do (that displeases You) so that You may not call me to account for anything (sinful) that I did.
O One Who holds everything by the forelock and in Whose Hand are the keys of all things! O One Who is the First, before all things; the Last, after all things; the Outward, above all things; the Inward, inmost of all things; One overwhelming all things! Forgive me for all things. You are powerful over all things. O One knowing, encompassing, seeing, beholding, overseeing, penetrating, and well aware of all things! Forgive me for all my sins and errors so that You may not call me to account for anything. You are powerful over all things.
O God! I take refuge in Your Majesty’s might and Your Might’s majesty, and in Your Sovereignty’s power and Your Power’s sovereignty, from losing my relation to You and lethal fancies. O Neighbor of those who seek Your neighborhood! Protect me from satanic lust, clean me of human dirt, and purify me through sincere love of Your Prophet Muhammad, upon him be peace and blessings, from the rust of heedlessness and fancies of ignorance.
(I ask this so) that I may be freed of my selfhood, my ego, and so that only what is for and with You, to and from You, may remain; and that I may be overwhelmed by Your favor in the ocean of Your Generosity. (May I be) among those made victorious by Your Sword, favored with Your gifts, and kept away by Your protection from engagements interrupting from You.
O Light of lights, Knower of secrets, Director of night and day. O Sovereign, Mighty, Overwhelming, Compassionate, Loving, Forgiving. O Knower of the Unseen, Turner of hearts and eyes, Veiler of defects (of His servants), Forgiver of sins! Forgive me and have mercy on him who is in insurmountable difficulty, to whom all doors are closed, who follows the path of the righteous with great difficulty, and whose days are spent in places of heedlessness, rebellion, and sin. O One Who answers when called! O One swift at reckoning! O Munificent and Bestower! Have mercy on him who has severe ills that are hard to cure, and who has small and weak means while stricken with grave misfortune! You are His refuge and his hope.
O God! I complain to You about my difficulties and affliction. O God! My need is my justification, and whatever I have in the name of means is only my lack of means and my helplessness. O God! One drop from the ocean of Your Grace makes me rich, and one droplet from the flood of Your Forgiveness suffices me.
O Loving! O Loving! O Loving! O Owner of the Supreme Throne! O Starter and Returner! O One doing whatever He wills! I ask You, for the sake of the Light of Your “Face” that fills all the columns of Your Throne, and Your Power with which You are powerful over all Your creatures, and Your Mercy that embraces all things. There is no deity but You, O Helper. I ask You to help me and forgive my sins and the blunders of my tongue during my life, for the sake of Your Mercy, O Most Merciful of the merciful! Amen. Amen. Amen.