Yemek Duaları - 01
İbn Hibban’ın ve İbn Merduye’nin İbn Abbas’dan rivayetlerinde: Nebî (sav) ve iki arkadaşı Ebu Eyyûb el-Ensârî hazretlerinin evine gittiler, hanım: “Merhaba Allah’ın Nebisi ve yanındakiler!” dedi.
Derken Ebu Eyyûb geldi bir hurma salkımı kesti, Hz. Peygamber: Bunu bizim için niye kestin, meyvesinden toplasaydın ya!” buyurdu. “Ey Allah’ın Resûlü hem kuru hurmasından, hem tam olgunlaşmayanından, hem olgun tazesinden yemenizi arzu ettim.” dedi.
Sonra bir oğlak kesti, yarısını kebap yaptı, yarısını pişirdi, Peygamber’in huzuruna getirip koyduğu zaman oğlaktan biraz aldı, onu bir yufkaya koydu da: “Ey Ebâ Eyyûb! Bunu Fatıma’ya götür, zira günlerden beri o böylesini tatmadı.” buyurdu.
Ebu Eyyûb de onu Fatıma (ra)’ya götürdü. Ne zaman ki yediler ve doydular, Nebî (sav): “Ekmek, et, hurma, henüz olgunlaşmamış hurma, olgun taze hurma.” buyurdu ve mübarek gözleri yaşardı, “nefsim kudret elinde olan Yüce Allah’a yemin ederim ki, işte bu sorulacağınız nimetlerdir, Allah Teâlâ ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعِيمِ “Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.” buyurdu, işte bu o kıyâmet günü sorgulanacağınız nimetlerdir.” dedi.
Bu, ashabına ağır geldi. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav) buyurdu ki: “Böylesine rastlayıp da el sürdüğünüz zaman بِسْمِ اللهِ “Allah’ın adıyla” deyin; doyduğunuz zaman da:اَلْحَمْدُ للهِ الَّذِى أَشْبَعَنَا وَ أَنْعَمَ عَلَيْنا وَ أفْضَلَ “Hamdolsun Allah’a ki bizi doyurdu, nimetler verdi ve lütfuyla ihsan buyurdu.” deyiniz, çünkü bu ona yeterlidir.” Suyutî, ed-Dürrü’l-Mensûr, 8/615
اَلْحَمْدُ للهِ الَّذِى أَشْبَعَنَا وَ أَنْعَمَ عَلَيْنا وَ أفْضَلَ
Elhamdülilehillezi eşbe'ane ve en'ame a'leyne efdale
Hamdolsun Allah’a ki bizi doyurdu, nimetler verdi ve lütfuyla ihsan buyurdu.